NÜFUS NE NÜFUS SAYIMLARI,NÜFUSUN TARİHSEL GELİŞİMİ

2008-08-26 11:15:00

 

NÜFUS VE NÜFUS SAYIMLARI

NÜFUS

Sınırları belli bir alanda yaşayan insan sayısına nüfus adı verilir.Nüfus bilimini inceleyen coğrafyaya yardımcı bilim dalı DEMOGRAFİ bilimidir.

Nüfusun beslenme, barınma, eğitim ve sağlık gibi ihtiyaçlarına yönelik yatırımlar ise DEMOGRAFİK YATIRIM adı verilir.Bu yatırımları fazla olan ülkelerin genç nüfusları fazladır ve dolayısıyla bu ülkeler gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkeler  statüsündedir.

NÜFUSUN YAPISI

Yaş Yapısı,

Cinsiyet,

Eğitim Durumu,

Doğum Oranı,

Ölüm Oranı,

Kır - Kent Nüfusu,

Ortalama Ömür,

Yaş Yapısı ( Yaş Gruplarına göre )

 0 - 14, 15 - 64, 65+ ..... şeklinde sınıflandırılır. 0 - 14 yaş grubu çocuk nüfus, 15-64 yaş grubu ol­gun nüfus, 65 yaş ve yukarısı yaşlı nüfus olarak ka­bul edilir. Geri kalmış ülkelerin nüfus artış hızı fazla olduğundan çocuk nüfusu, gelişmiş ülkelerin doğum oranı düşük olduğundan olgun ve yaşlı nüfusu faz­ladır.

YAŞ BAĞIMLILIK ORANI: Çocuk ve yaşlı nüfus bağımlı nüfusu oluşturur.0 -14 yaş ve 65 + nüfus top-lamının 15- 64 yaş nüfusa oranı yaş bağımlılık oranını verir. Yaş bağımlılık oranının yüksek, aktif nüfusun az olması ülkelerin gelişi-mini olumsuz etkiler.

Cinsiyet Yapısı

 Genel olarak gelişmiş ülkelerde yaşlı nüfus içinde kadın nüfus oranı, erkek nüfus oranından fazladır.Göçler ve savaşlar da bir bölgedeki cinsiyet dağı­lımında dengesizlikler oluşturur. Göç veren ülkelerde ve bölgelerde kadın nüfusu fazla iken göç alan bölge­lerde ve ülkelerde erkek nüfus daha fazladır. Savaş geçiren ülkelerde de kadın nüfus oranı erkek nüfus oranından fazladır.

Eğitim Durumu

Bir ülkedeki eğitim seviyesinin yüksekliği o ülkenin gelişmişlik seviyesinin göstergesidir. İyi eğitim verilmiş nüfus, ülkenin kalkınmasına büyük yarar sağlar.Bu nedenle ülke nüfusunun fazlalığından çok eği­tim durumu önem taşır.Eğitim durumu, ABD, Japonya, İn-giltere, Almanya gibi gelişmiş ülke-lerde çok yüksek iken, Bangladeş, Sudan, Kenya gibi geri kalmış ülke-lerde çok düşük seviyededir.

Doğum ve Ölüm Oranı

Bir yıl içinde gerçekleşen canlı doğumların nüfusa oranına doğum oranı, bir yıl içindeki ölümlerin nüfusa oranına ise ölüm oranı denir.

Genel olarak değerlendirildiğinde doğum oranları ölüm oranlarından fazladır. Bu da Dünya'nın nüfusu­nu artırır. Geri kalmış ülkelerde doğum oranları daha fazla olurken, gelişmiş ülkelerde bu oran çok daha dü­şüktür. Bu durumun oluşmasında eğitim düzeyi, eko­nomik durum, kadının sosyal statüsündeki değişiklik­ler, yaş ve cinsiyet özellikleri, evlilik oranı, ülkelerin nüfus politikaları, kentleşme, savaşlar, doğal afetler, salgın hastalıklar etkili olmaktadır.

Kır - Kent Nüfusu

Dünya genelinde nüfusun dağılışına bakıldığında az gelişmiş ülkelerin kır nüfusu fazla iken, gelişmiş ül­kelerin kent nüfusunun fazla olduğu görülür. Bu durum üzerinde özellikle sanayileşmenin etkisi büyüktür.

Ortalama Ömür

Yaşam süresi olarak ifade edilir. Ülkelerin geliş­mişlik düzeyleri arttıkça ortalama ömür uzamaktadır. Ortalama ömür üzerinde beslenme imkanları tıptaki gelişmeler, yaşam koşulları, teknolojiden yararlanma gibi faktörler etkilidir.

Nüfus coğrafyası bir bölgedeki;

Nüfusun dağılışını

Nüfusun dağılışında etkili olan doğal, beşeri ve ekonomik faktörleri

Nüfus değişimi ve hareketini(artış, azalma, göç)

Nüfusun yaş, cinsiyet, eğitim durumlarını

Nüfusun ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımını

Kır ve kent nüfusu dağılımını inceler.

Nüfus coğrafyası, bu bilgileri çeşitli kaynaklardan elde eder.  Bu kaynakların en önemlileri nüfus sayımları, doğum, ölüm, göç vb olayların kayıtları ve örnekleme yoluyla yapılan araştırmalardır

Günümüzde nüfus coğrafyasına verilen önemin artmasında;

Nüfus patlaması, nüfus-kalkınma arasındaki ilişki, doğum kontrolü  çalışmaları, kentlerin aşırı kalabalıklaşması, göçler vb. sorunlardır.İnsanların bulundukları yerdeki etkinliğini Nüfus, nüfusun niteliği(eğitim düzeyi, nitelikli işçi gücü durumu)nüfusun yapısı belirler.

Bundan dolayı nüfus bir ülkenin;

Ekonomik ve kültürel etkinliğini,Üretkenliğini, Dünyadaki etkinliğini doğrudan etkiler.

 NÜFUS'UN ÖNEMİ

1)Nüfus, nitelikli insan gücü ve kullanılan teknolojinin yeterli olması durumunda üretimi arttırır.

2)Nüfus, tüketimi arttırarak ekonomiyi canlı tutar. Bu durum üretimi arttırarak gelişmeyi hızlandırır.

3)İyi eğitilmiş bir nüfus ülkelerin kalkınmasında en büyük katkıyı sağlar.

Kısacası nüfus bir ülke için önemli bir güç hem de kaynaktır. İnsan kaynağı doğru ve planlı kullanıldığı zaman ülkelerin kalkınması ve gelişmesi gerçekleşebilir.

NÜFUS SAYIMI

Belirli zamanlarda bir ülkede ve ya bir bölgede yaşayan kişilere ait demografik, ekonomik ve toplumsal verileri toplanma, değerlendirme, analiz edilme ve yayınlanma işlemlerinin tümüne NÜFUS SAYIMI denir.

Bu sayım kimi ülkelerde beş yılda bir, kimi ülkelerde on yılda bir, kimi ülkelerde ise bilgisayar sistemine yüklenmiş nüfus verilerinin değerlendirilmesi yoluyla yapılır.

Modern dönemdeki sayımlar iki yöntemle gerçekleştirilmektedir. Bunlardan“de jure” sayım sisteminde insanlar bulundukları adrese dayalı olarak, geniş bir zamanda sayılmaktadır.

Diğer yöntem ise “de facto” da ise belirli bir günde genel bir sayım yapılır. Her  iki sayım metodunda olumlu ve olumsuz yönleri bulunmaktadır.

NÜFUS SAYIMLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ

Tarihsel süreçte çeşitli zamanlarda nüfus sayımlarının yapıldığı ve bu sayımların temel amaçları arasında askere alınacak kişileri ve vergi yükümlülüklerini belirlemek olduğu bilinmektedir.

Tarihte bilinen ilk nüfus sayımını  M.Ö. 3000 yıllarında Çin’in yaptığı tahmin edilmektedir.(Halka yardım aldatmacasıyla yapıldığı ama asıl nedenin isyancıları bulup cezalandırmak olduğu söylenir.)

1600’lü yıllarda İngiltere ve Fransa coğrafi keşifler sonucu elde ettikleri sömürgelerinde yaşayan nüfusu belirlemek amacıyla çeşitli nüfus sayımları yapmıştır.

20. yüzyıldan önce yapılan nüfus sayımlarının özellikleri:

1- Bu sayımlar genel olarak çok dar amaçlara hizmet etmek için ( Asker ve vergi alma işlemleri)

yapılmaktaydı.

2- Bu nüfus sayımları belirli aralıklarla yapılan periyodik sayımlar değildi.

3- Bu sayımlarda elde edilen bilgilerin bulunduğu istatistikler yeterince tutulmamış ve değerlendirilememiştir.

4- Bu sayımlarda ülkeler arasında bir birlik ve uygulamada ortaklık yoktu, dünya ülkeleri kendilerine göre değişik sayım yöntemleri kullanıyordu.3

5- Bu sayımların sonuçları sağlıklı değildi ve düzenli olmadığı için dünya nüfusu hakkında yeterli bilgiler vermiyordu.

 İlk modern nüfus sayımı ise 1700’lü yıllarda İskandinav ülkelerinde yapılmıştır (1748-İsveç) İskandinav ülkelerini 1769 yılında Danimarka, 1787 yılında İspanya, 1799 yılında ABD, 1801 yılında İngiltere ve Fransa izlemiştir. Osmanlı Devletinin ilk nüfus sayımını 1831 yılında II. Mahmut asker sayısını ve vergi yükümlülüklerini belirlemek için yapmıştır. Ancak bu sayımda sadece erkekler sayılmıştır.

Türkiye’de  ilk modern nüfus sayımı 1927’de yapılmıştır.

Türkiye’de 2005’ten önce nüfus sayımlarını DİE (Devlet İstatistik Enstitüsü), 2005’den sonra ise DİE’nün kapatılmasıyla  TÜİK  (Türkiye İstatistik Kurumu) yapmaktadır.

Çin’in ilk modern nüfus sayımı ise 1953 yılında yapılmış ve bu sayımla ülkenin dünya nüfusunu beşte birine sahip olduğu ortaya çıkmıştır.

NÜFUS SAYIMLARI NEDEN YAPILIR?

Her ülkede nüfusun sayısının bilinmesi son derece önemlidir.  Çünkü sayımlar sonucu nüfusun yapısının ve özelliklerinin öğrenilmesi ülkelere geleceğe yönelik sosyal, ekonomik ve politik alanlarda planlamalar yapma konusunda yarar sağlamaktadır.Örneğin, ülkede sayımlar sonucu genç nüfusun fazla olduğunun ortaya çıkması bu durumun böyle devam etmesi halinde geleceğe yönelik demografik yatırımların artacağını işaret eder ve ülkede bu soruna yönelik planlama yapma olanağı tanır.

20. yüzyıl öncesi sayımlarının amaçları  

Asker sayısını belirlemek,

Vergi yükümlülerini belirlemek

Devlete belirli hizmetler yapmakla yükümlü memur ve sipahilere bırakılan gelir kaynaklarının nicelik ve değişmelerini saptamak amacıyla,

Tarım ve arazi konularında bilgi toplanmaya çalışılması, 

Modern nüfus sayımlarının amaçları

Okuma yazma bilmeyen nüfusun belirlenmesi ve buna göre okuma  yazma seferberliğine başlanması İşsizlerin sayısının belirlenmesi ve buna göre iş sahalarının açılması,

Okula başlayacak çocuk sayısının belirlenmesi ve ona göre okul ve derslik yapılması,

Ülkelerin ihtiyacı olan öğretmen, doktor, mühendis vb. ihtiyacını belirlemek,

Ülkelerin nüfus artış hızını tespit etmek ve nüfus planlamasının yapılması veya nüfus artırma çalışmalarına başlanması

Ülke kaynaklarının tespiti ve nüfusa göre kullanımının planlanması,

Ülkelerde meydana gelen nüfus hareketlerini tespit etmek ve bunun ortaya koyacağı sonuçlara gerekli önlemler almak,

Asker sayısı ve askerlik sürelerinin belirlenmesi,

NÜFUS SAYIMLARI SONUCU ELDE EDİLEN VERİLER

Nüfus sayımları sonucunda elde edilen veriler;

1. Nüfus miktarı

2. Nüfus artış hızı ve dağılışı

3. Nüfusun yaş ve cinsiyet durumu

4. Nüfusun kır-kent yerleşimlerine göre dağılımı

5. Aktif nüfusun sektörel dağılımı

6. Nüfusun eğitim durumu

7. İşsizlik oranı

8. Nüfus hareketleri

9. Askerlik çağındaki nüfus

10. Seçmen sayısı

DÜNYA NÜFUS ARTIŞININ TARİHSEL GELİŞİMİ

Nüfus bilimciler insanlık tarihi boyunca nüfus artışında  üç tane önemli sıçrayış dönemi olduğunu savunmaktadır.

Dünya Nüfusunun Sıçrama Dönemleri

Bunlardan birincisi (Paleolitik Dönem)2 milyon yıl önce insanların alet yapmayı öğrenmeleri ile kendi besinleri için avcılık yapabilmesi ve vahşi hayvanlardan korunması ile olmuştur. Dünya nüfusu bir kaç milyon ikenortalama yaşam süresi ise 20-25 yıldır.

 

İkincisi (Neolitik Dönem) 10.000 yıl önce insanların  yerleşik hayata geçip tarım yapmasıyla gerçekleşmiştir. Tarım yapmaya başlamadan önce genelde avcılıkla besinini temin eden insanların tarımla birlikte daha düzenli beslenmeleri ve yerleşik hayatla beraber daha düzenli bir yaşama sahip olmaları nüfuslarının artmasını sağlamıştır. Ortalama yaşam süresi 30 yıldır.

Üçüncü büyük sıçrama ise 1750-1850 yılları arasında gerçekleşen  Sanayi İnkılâbı ile gerçekleşmiştir. Bu devrimle beraber beslenme ve sağlık koşullarındaki düzelme ölümlerin azalmasını ve ortalama insan ömrünün,uzamasını sağlamıştır.

Sanayi inkılâbının ilk ortaya çıktığı kıta Avrupa Kıtası olduğu için ilk önemli nüfus artışı ve değişimi Avrupa’da yaşanmıştır.Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinin 1800’lü yıllarda eriştiği yaşam koşullarına gelişmekte olan ülkeler daha geç ulaşmıştır.

Yine bu yıllarda  Thomas Malthus isimli bir bilim adamı "Nüfus Artışı Hakkında Araştırma" isimli tezini yayınlamıştır. Bu tezinde ilerleyen zamanlarda nüfusun hızla artmaya devam edeceğini ve bu artışın doğal kaynakların kendini yenileme hızından daha hızlı bir şekilde gerçekleşeceğini ve bu durumun böyle gitmesi halinde gelecekte dünyada kıtlık ve salgın hastalıkların baş göstereceğini ileriye sürmüştür. Bu duruma neden olacak kişilerin ise genellikle alt sınıftaki insanlar olduğu düşüncesindeydi. Bu kuram bazı kişilerce kabul edildiği gibi çoğu kimselerce de  reddedildi. Bu görüşe göre dünya kaynaklarından yararlanma konusunda insanlar arasında fazla fark olmazsa nüfus artışının problem olmayacağı  ama sınıf farkı çıkarsa ise olumsuz sonuçlar ortaya çıkacağı ifade edilmiştir.

Günümüze gelindiğinde nüfus artışının ülkelerin kalkınmışlık düzeyleri ile bağlantılı olduğugörüldü. Genellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızlı nüfus artışı görülürken, gelişmiş ülkelerde bu hızın düşük olduğu görülmektedir.

Günümüzde 6.5 milyar dolaylarında olan dünya  nüfusunun artışı önümüzdeki 50-100 yıl  boyunca artacağı ve 10-15 milyar dolaylarına  gelince artışının duracağı tahmin edilmektedir.

Malthus’un teoremi çok tartışılsa da nüfusun  hızla artacağı ve bu artışta alt tabakadaki insanların (gelişmemiş ülkeler) etkili olacağı fikri  günümüz koşullarında doğruluğunu kanıtlamıştır. Ancak besin kaynaklarının  yetersizliğinden doğacak kıtlık konusundaki  düşünce günümüzdeki intansif (modern)  tarım  teknikleri, gen teknolojisi, biyoteknoloji ve  organik tarım metotları gibi teknolojik ilerlemeler neticesinde gerçekleşme olasılığını yitirmiştir.

36914
0
0
Yorum Yaz