Kategorilerim

LİSE -1- COĞRAFYA

11.SINIF COĞRAFYA ETKİNLİK

12.SINIF COĞRAFYA ETKİNLİK (YENİ)

LİSE -2- COĞRAFYA

LİSE -3- COĞRAFYA

LİSE -4- COĞRAFYA

LİSE -1- COĞRAFYA SUNUM

LİSE -2- COĞRAFYA SUNUM

LİSE -3- COĞRAFYA SUNUM

LİSE -4- COĞRAFYA SUNUM

COĞRAFYA VİDEO DERSLER

COĞRAFYA YAZILI ÖRNEKLERİ

HARİTA ARŞİVİ

10.SINIF COĞRAFYA ETKİNLİK

Diğer İçeriklerim (351)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (42)

12.SINIF COĞRAFYA ÖLÇME DEĞERLENDİRME SAYFA 63-64

2013-03-08 21:22:00
12.SINIF COĞRAFYA ÖLÇME DEĞERLENDİRME SAYFA 63-64 |  görsel 1

  SAYFA-62-63 Aşağıdaki soruları cevaplandırınız. 1-Türkiye’de tarım bölgelerinin dağılışında etkili doğal, ekonomik ve beşeri kriterler nelerdir?         Doğal Kriterler: Yer şekillerinin sade olduğu, eğim ve engebenin az olduğu düz araziler, özellikle ova ve platoların bulunduğu yerler.         Ekonomik Kriterler: Toprağa bağlı yürütülen faaliyetler ön plandadır. Bunlar özellikle; Tarım, Hayvancılık, Ormancılık gibi faaliyetlerdir. Büyük bir kısmı ekonomik olarak gelişmemiştir.         Beşeri Kriterler: Kırsal nüfus özelliği gösterir. Nüfus miktarının küçük ve dağınık haldeki  çok sayıdaki yerleşme yaygındır. Nüfus artış hızı yüksek, çok göç veren, ortalama yaşam süresinin kısa olduğu alanlardır.   2-Türkiye’de değişen bölgelere örnek vererek bunların değişiminde etkili olan faktörler nelerdir? Açıklayınız.         Beşeri ve ekonomik özelliklerine göre belirlenen bölge sınırları zaman içinde değişebilir. Örneğin, günümüzde  maden bölgesi olan bir yer, gelecekte oradaki madenin  tükenmesi sonucu maden bölgesi özelliğini kaybedecektir.           Günümüzde seyrek nüfuslu bölge, ekonomik gelişmeye bağlı sık nüfuslu bölgeye dönüşebilir.   3-Türkiye’de yoğun nüfuslu bölgelerinin benzer özellikleri nelerdir?         -Ekonomik faaliyetlerde çeşitlilik ve gelişmişlik,     ... Devamı

EKONOMİK FAALİYET KOLLARININ SINIFLANDIRILMASI

2013-03-06 23:18:00
EKONOMİK FAALİYET KOLLARININ SINIFLANDIRILMASI |  görsel 1

  EKONOMİK FAALİYETLERİN SINIFLANDIRILMASI Çevremize baktığımızda insanların yaşamlarını sürdürebilmek için sürekli bir çaba içerisinde olduk­larını görmekteyiz. Geçmişten günümüze kadar eko­nomik faaliyetler sürekli bir değişim içindedir. En eski çağlarda insanlar avcılık ve toplayıcılıkla uğraşırken, zamanla toprağı işlemeye, madencilikle uğraşmaya ve bunun sonucunda da ticaret yapmaya başlamıştır. Günümüzde çevremize baktığımızda insanların daha çok hizmet sektöründe çalıştığını görmekteyiz. Ekonomik faaliyet türlerine bakarak ülkelerin ge­lişmişliği ile de bilgi elde edebileriz. Gelişmiş ülkelerde insanlar daha çok sanayi ve hizmet sektöründe ça­lışırken, geri kalmış ülkelerde tarım sektöründe ça­lışmaktadırlar. İnsanların çalıştığı ekonomik faaliyet kollarını üç grupta inceleyebiliriz: 1.Birincil Faaliyetler Birincil ekonomik faaliyetler doğadan doğrudan elde edilen ve genelde sanayiye hammadde sunan faliyetlerdir. Bu faaliyetlerde çalışanların oranı giderek azalmaktadır. Birincil faaliyetleri şu şekilde örneklendirebiliriz. Çiftçilik Ormancılık Hayvancılık Balıkçılık Madencilik Avcılık Toplayıcılık a) Tarım İnsanların toprağı ekip biçme faaliyetidir. Tahıllar baklagiller, sanayi bitkileri, yağ bitkileri, sebzecilik, meyvecilik, zeytincilik, bağcılık, seracılık yapılan başlıca tarımsal faaliyetlerdir.   b) Hayvancılık İnsanların hayvansal besinlerden faydalanmak için hayvanları evcilleştirerek yetiştirmesi faaliyetidir. Büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı, ipek böcekçiliği, arıcılık, su ürünleri hay­vancılık faal... Devamı

DÜNDEN BUGÜNE GEÇİM TARZLARI

2013-03-06 23:16:00
DÜNDEN BUGÜNE GEÇİM TARZLARI |  görsel 1

  DÜNDEN BUGÜNE GEÇİM TARZLARI Geçmişten günümüze kadar olan dönemde in­sanların geçim kaynakları sürekli değişikliğe uğramış­tır. İnsanların geçim tarzları, toplumsal ve ekonomik değişimlere neden olmuştur. Geçim tarzlarındaki de­ğişimi şu şekilde sınıflandırabiliriz: 1. Tarım Devrimi Öncesi 2. Tarım Devrimi Sonrası 3. Sanayi Devrimi Sonrası 4. Bilgi Çağı 1. Tarım Devrimi Öncesi Tarım öncesi dönemde insanlar doğayı tanıma­ya doğada var olmaya çalışmışlardır. Beslenme ve barınma ihtiyaçları için çabalamışlardır. Küçük grup­lar halinde ve göçebe olarak yaşamışlardır. Barınak olarak mağaraları ve ağaç kovuklarını kullanmışlardır. Geçim tarzları arasında avcılık ve toplayıcılık vardır. Tarım devrimi öncesi yaklaşık 1 milyon yıl boyunca sürmüştür.   2. Tarım Devrimi Sonrası Tarım devrimi sonrasında tarımsal faaliyetlerin yapıldığı, hayvanların evcilleştirildiği görülür. İnsan­ların yaşam biçiminde büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Bu çağda avcılığın yerini hayvancılık, toplayıcılı­ğın yerini tarım almıştır. İnsanlar tarımla uğraşmaya başladıkları için yerleşik hayata geçmiş, mağara ve ağaç kovuklarını bırakıp, tarım topraklarının etrafı­na evler yapmaya başlamışlardır. Evlerin yapılmaya başlamasıyla küçük köyler ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu dönemde tarımdan elde edilen ihtiyaç fazlası ürünü elinde tutan bir kral, bu ihtiyaç fazlası ürünü denetle­yen yönetici bir sınıf ve din temsilcisi ortaya çıkmıştır. Böylece; Kral, Yönetici sınıf, Din temsilcisi, Zanaatkarlar, Çiftçilerden oluşan bir sosya... Devamı

TÜRKİYE'NİN İKLİMİ VE İKLİM ELEMANLARI,BASINÇ,RÜZGAR,NEM ,YA

2013-03-06 22:59:00
TÜRKİYE'NİN İKLİMİ VE İKLİM ELEMANLARI,BASINÇ,RÜZGAR,NEM ,YA |  görsel 1

  TÜRKİYE İKLİMİ TÜRKİYE'NİN İKLİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER         MATEMATİK KONUM Türkiye 36° – 42° kuzey enlemleri ile 26° –45° doğu boyları arasında yer alır. Bu konumu iklim özellikleri üzerinde etkili olmuşltur.Türkiye’nin kuzeyinde daha soğuk, güneyinde ise daha s›cak iklim şartlar› hakimdir.Türkiye’de matematik konum özelliğine bağl› olarak ılıman iklim flartları görülür.T     Bunun sonucunda; 4 mevsim özellikleri belirgindir. Güneyden kuzeye gidildikçe Güneş ışınlarının düşme açısı küçülür. Kuzeyden gelen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken güneyden gelenler yükseltir. Batı rüzgarlarının etkialanındadır. Kış mevsiminde cephesel yağışların görülmesi.         ÖZEL KONUM Etrafındaki Denizlerin Etkisi Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Bu özelliğine bağlı olarak kıyı kesimlerinde ılıman iklim şartları görülür ve buralarda yıllık ve günlük sıcaklık farkları azdır.iç kesimlere doğru gidildikçe denizin ılıman etkisi azalır, yıllık ve günlük sıcaklık farkları artar. Kıyı kesimlerinde nemlilik oranı yüksek olduğu için bu kesimlerde yıllık yağış miktarı fazla ve bitki örtüsü iç kesimlere nazaran daha gür olur.             Etrafındaki Karaların Etkisi Türkiye, batısında Avrupa,kuzeyinde Sibirya, güneyinde ise Arabistan ve Afrika kara kütleleri arasında yer alır. Buna bağlı olarak kış mevsiminde kuzeydeki karakütlelerinin etkisiyle soğuk hava akımları, yaz mevsiminde ise güney... Devamı

COĞRAFYA DOSYA ARŞİVİ LİSE -1-2-3-4-

2013-02-17 23:28:00

Elimizdeki Coğrafya dosyaları için TIKLAYINIZ... Devamı

HARİTA ARŞİVİ

2013-02-17 23:19:00

HARİTA ARŞİVİ İÇİN TIKLAYINIZ. Devamı

NÜFUS PİRAMİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ

2011-01-02 18:17:00
NÜFUS PİRAMİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ |  görsel 1

  NÜFUS PİRAMİTLERİ VEÖZELLİKLERİ NÜFUS PİRAMİDİ Nüfusun cinsiyete göre yaş gruplarına dağılımını gösteren grafiklerdir.Bir ülkenin nüfus özelliklerini en tipik gösteren çizimlerdir. Nüfus Piramitlerinin Anlattıkları 1.     Nüfus sayısını  2.     Cinsiyet durumunu 3.     Nüfusun yaş gruplarına dağılımını 4.     Ortalama yaşam süresini 5.     Doğum ve Ölüm oranlarını 6.     Nüfustaki hareketlenmeleri hakkında bize bilgi verir. Bizde bu bilgileri kullanarak ülke hakkında tahminlerde ve yorumlarda bulunabiliriz. Piramitler ülkelerin gelişmişlik düzeyiyle doğrudan ilgilidir. Ülkelerin ekonomik durumu, aynı zamanda sağlık ve eğitim seviyeleri ile ilgili fikir verir.Nüfus piramitleri, bir ülkenin geri kalmış, gelişmekte olan yada gelişmiş olduğunun bir göstergesidir.Nüfus piramitleri ülke nüfusunun cinsiyet dağılımı hakkında bilgi verir. Nüfus piramitleri ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre farklılıklar gösterir. Nüfus piramitleri; a. Gelişen b. Durağan c. Gerileyen d. Orta Tip Olmak üzere dört gruba ayrılır. NÜFUSUN YAŞ GRUPLARINA DAĞILIMI Nüfus piramitlerinde; 0-14 yaş aralığı genç nüfusu 15-64 arası yaş aralığı olgun (aktif) nüfusu 65 ve üstü yaş aralığı ile yaşlı nüfusu gösterir. Bu piramitlerde 0-14 yaş aralığındaki genç nüfus ile 65 ve üstündeki yaş aralığındaki yaşlı nüfus bağımlı nüfusu gösterir. Dar aralıklarda ise yaş 0/4- 5/8-9/12 gibi yaşlık dilimlere ayrılarak incelenir. Ancak gelişmemiş ülkelerde... Devamı

GÖÇLERİN NEDENLERİ VE SONUÇLARI

2008-08-29 09:19:00

  GÖÇLER ,GÖÇLERİN  NEDENLERİ VE SONUÇLARI GÖÇLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Göçe daha çok erkekler katılmaktadır. Göçe genellikle 14/65 yaş arasındaki olgun nüfus katılmaktadır.  Uluslar arası göçler genellikle gelişmemiş ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru gerçekleşmektedir.  Göçlerin fazla olduğu ülkelerde iç karışıklıklar, ekonomik yetersizlikler ve savaşlar görülmektedir. Göçlerin en temel nedeni ekonomik faktörlerdir. Göçler genellikle kademeli olarak gerçekleşmektedir.Yani bireyler önce bir merkeze daha sonra daha gelişmiş olan başka bir merkeze doğru hareket etmektedir. Göçler genellikle kırdan kente doğru gerçekleşmektedir. GÖÇLERİN NEDENLERİ: DOĞAL NEDENLER: Göçlerin coğrafya açısından önemi: 1- Nüfusu artırma ve azaltma etkisi vardır. Bir bölgedeki nüfusun, artmasında veya azalmasında göçlerin büyük etkisi vardır.(İç göçlerde ülke nüfusunda artışa neden olmaz) 2-Nüfusun dağılışını etkileyerek coğrafyayı değiştirmektedir. Bu yüzden de coğrafyanın konusunu oluşturur.         OLUŞUM NEDENLERİNE GÖRE GÖÇLER İsteğe Bağlı Göçler   1. Gönüllü Göç: İnsanların bulundukları alanı kendi iradeleri ile terk etmeleridir. Bu göçlerin oluşumunda çekici faktörlerin etkisi vardır.           Gönüllü göçe neden olan çekici faktörler: İnsanların içinde bulunduğu standartları yükseltme isteği ... Devamı

YOĞUNLAŞMA VE YAĞIŞ

2008-07-21 17:16:00

 www.cografyalise.com yeni COĞRAFYA sitemiztüm konular güncellenmiş…   YAĞIŞ  ve YAĞIŞ ÇEŞİTLERİ Havadaki su buharının sıvı ya da katı hale dönüşmesine yoğunlaşma denir.   Yoğunlaşmanın  meydana gelmesi havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlıdır. Havadaki bağıl nemin yüzde 100'e ulaştığı  noktaya doyma noktası denir. Doyma noktası aşıldığı takdirde hava su buharının fazlasını taşıyamaz. Fazla olan su buharı sıvı ya da katı hale dönüşür.   Örneğin, 1 m3 havanın 25°C sıcaklıkta taşıyabileceği nem 19,5 gramdır. 15°C de ise 10.5 gram kadar nem taşır. Buna göre. 25°C de doymuş havanın sıcaklığı 15°C ye düşerse doyma noktası aşılmış olur. Arta kalan 19,5 -10,5 = 9 gr nem yoğunlaşır.   Bir hava kütlesi; •       Soğuk bir hava kütlesi ile karşılaşırsa, •       Soğuk bir bölgeden geçerse, •       Yükselmeye uğrarsa, sıcaklığı  azalır  ve havanın  nem taşıma kapasitesi azalacağından  yoğunlaşma  meydana gelir.   Yine aynı hava Kütlesi; •       Sıcak bir hava kütlesiyle karşılaşırsa, •       Sıcak bir bölgeden geçerse, •       Alçalmaya uğrarsa, sıcaklığı  artar ve havanın  nem taşıma kapasitesi artacağından yoğunlaşma sona  erer.   Yoğunlaşma sonucunda çok küçük su  taneciklerinin bir araya gelmesiyle bulutlar oluşur.   Bulutlar oluştukları yükseklikler dikkate alınarak üç gruba ayrılır.   Yüksek bulutlar (Sirüsler):  Saçak... Devamı

NEMLİLİK VE YAĞIŞ

2008-07-21 15:27:00

  www.cografyalise.com yeni COĞRAFYA sitemiztüm konular güncellenmiş… NEMLİLİK VE YAĞIŞ  Yeryüzünde yaşamın en önemli öğelerinden biri olan su, atmosferde katı, sıvı ve gaz halinde bulunur. Su, her derecede gaz haline geçebilir. Sıcaklık 0°C’nin altına düşünce donarak, katı  hale geçer. Bazen de ani sıcaklık değişimleri ile doğrudankatıdan gaz haline veya gaz halinden katı hale geçer (Süblimasyon). Yeryüzünün 2/3’ünden daha fazla alan kaplayan suyun, meteorolojik olaylar ve iklim üzerinde çok büyük etkisi vardır. Çünkü suyun faz (hal) değişimi atmosferde enerji hareketlerine neden olmakta, belli koşullar altında fırtınalar,  yağışlar  ve hava hareketlerine neden olmaktadır. Su Döngüsü: Deniz, göl ve diğer kaynaklarından buharlaşan su buharı, yükseldikçe soğur ve yoğunlaşır. Yoğunlaşma, su veya buz zerrelerinden oluşan bulut halinde belirir. Bu zerreler havanın  taşıyamayacağı kadar ağırlaşınca, katı  veya  sıvı halde yağış olarak tekrar yeryüzüne iner. Yeryüzüne yağış  olarak inen suyun bir kısmı  yüzeysel akışa geçerek    deniz  veya göllere  dökülür.Bir kısmı yeraltına sızarak yeraltı sularını oluşturur. Diğer bir kısmı  da insan, hayvan ve bitkiler tarafından kullanılırken, bir kısmı  da tekrar buharlaşarak tekrar atmosfere karışır.  Yeryüzünde su, denizler, karalar ve atmosfer arasında sürekli bir dolaşım halindedir. Bu dolaşıma su döngüsü denir. Bu döngü bir denge halinde sürekli yinelenip durur ve asla kayıp olmaz. ... Devamı