RÜZGARLAR VE ÖZELLİKLERİ

2008-07-21 02:27:00

 

www.cografyalise.com yeni COĞRAFYA sitemiztüm konular güncellenmiş…

RÜZGARLAR VE ÖZELLİKLERİ

RÜZGÂRLAR 

Yüksek basınç alanından alçak basınç doğru hareket eden,  yatay yönlü havahareketlerine rüzgâr denir.

        
YB den AB ye doğru en kısaolan mavi  yolu takip etmez sapmaya uğrar bu sapmanın sebebi dünyanın günlük hareketidir.

Bir yüksek basınç alanında (Antisiklon) alçalan hava kütleleri, çevreye doğru yayılır. Alçak basınç alanında da (Siklon), yükselici hava hareketlerinden dolayı, oluşan hava açığını  doldurmak için çevreden  alçak basınç merkezine doğru hava kütleleri gelir.

Böylece yüksek basınç alanlarında alçalan hava kütleleri çevreye doğru yayılarak, alçak basınç alanına doğru hareket eder. Yüksek basınç alanından, alçak basınç alanlarına doğru hareket eden yatay yönlü hava akımı da rüzgârın oluşmasına neden olur.  
 
Rüzgâr oluşumunun temel nedeni, iki nokta arasındaki  basınç farkıdır. Rüzgârın esmesi, iki nokta arasındaki basınç farkı ortadan kalkıncaya kadar devam eder. 

RÜZGÂRIN YÖNÜ: 

Rüzgârın  yönü daima yüksek basınç  alanından, alçak basınç  alanına doğrudur.Yüksek basınç alanından, alçak basınç alanına doğru hareket eden hava kütleleri, en kısa yolu takip edemezler çünkü Dünya’nın ekseni etrafında dönmesi sonucunda oluşan corriolis (merkezkaç)  kuvvetinden  dolayı, rüzgârların yönlerinde de sapmalar meydana gelir.

Rüzgârın yönü, geldiği coğrafî yöne göre adlandırılır. Örneğin batıdan esen rüzgârlara, batı rüzgârları; güneyden         esen   rüzgârlara      da güney rüzgârları  denir.

Bir yerde rüzgârın en çok estiği yöne hâkim rüzgâr yönü denir.
    

Şekilde hakim rüzgar yönü KD dur.Bu tür şekillerden faydalanarak arazi yapısı hakkında yorum yapabiliriz.Bu şekilde KD -GB doğrultusunda bir vadi söz konusudur.Diğer noktalar dağlarla çevrilidir.Her yönden yoğun rüzgar esişi var ise bu arazinin etrafı açık bir ova olduğunu gösterebilir.

RÜZGÂRIN YÖNÜNÜ ETKİLEYEN FAKTÖRLER 

1.Basınç Merkezlerinin Konumu:Basınç merkezlerinin birbirlerine göre konumu rüzgarın yönünü belirler.

Basınç merkezleri yer değiştirdikçe rüzgarın yönü de değişir.

2.Yer Şekilleri: Yerşekilleri de rüzgarın esiş yönünü etkiler. Hava kütleleri yer şekillerinin uzanış yönünde hareket ederler. Örneğin;güneybatı-kuzeydoğu yönlü bir vadide hakim rüzgar yönü de yine aynı  yönde  olacaktır.  Böylelikle bir  yerin hakim rüzgar yönüne bakarak yer şekillerinin uzanış doğrultusu tahmin edilebilir.

3.Dünya’nın Dönüşü:Rüzgarlar, basınç merkezleri arasındaki en kısa yolu izlemezler. Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucunda rüzgarların yönlerinde sapma meydana gelir.

Kuzey Yarım Küre’de hareket yönünün sağına; Güney Yarım Küre’de hareket yönünün soluna doğru bir sapma meydana gelir.

    Kuzey Yarım Kürede Sağa sapar          Güney Yarım Kürede Sola sapar
 

RÜZGÂRIN HIZI: 

Rüzgâr hızını ölçen alete anemometre  denir. Rüzgârın hızı saniyede metre (m/s) veya saatte kilometre (km/h) olarak ifade edilir. Rüzgârın hem hızını hem de yönünü yazan alete anemograf denir. 

 Rüzgârlar, hızlarına göre; hafif, orta şiddetli ve şiddetli olarak gruplandırılır. Rüzgârın hızını belirtmek için bofor ölçeği kullanılır. Bu çizelge rüzgârın yeryüzündeki cisimler  üzerinde yapmış olduğu etkiye göre rüzgarın hızını tahmin etmeye yarar. 

RÜZGÂRIN HIZINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER 

1-Basınç Farkı: Rüzgârın hızı, iki basınç merkezi arasındaki basınç farkına bağlıdır.İki basınç merkezi arasındaki basınç farkı arttıkça rüzgârın hızı da artar; basınç farkı azaldıkça rüzgârın hızı da azalır.

 

Bu durumda rüzgârın hızı da fazladır. İzobar eğrilerinin seyrek geçtiği yerlerde ise basınç farkı az olduğundan, rüzgârın hızı da azdır.

2- Basınç Merkezleri Arasındaki Uzaklık: Aynı  basınç farklarına sahip birbirinden farklı uzaklıktaki noktalar arasında, rüzgârların hızları farklıdır. 

Basınç  merkezleri arasındaki mesafe arttıkça rüzgârın hızı azalır; mesafe azaldıkça hız artar. 

3-Dünya’nın Dönüşü:Rüzgârların yönünde, Dünya’nın dönüşüne bağlı olarak, sapmalar meydana gelir. Bu da hareket ettikleri mesafenin uzamasına neden olur. Mesafenin artması hızında da yavaşlamaya neden olur.

4-Sürtünme: Fazla engebe, ağaçlar v.s rüzgârın hızını keserler. Bundan dolayı düz ve çıplak arazilerde rüzgâr daha hızlı eserken; engebeli ve  bitki örtüsünün yoğun olduğu yerlerde, rüzgârlar sürtünmeden dolayı  hızı kesileceğinden, hızları azdır. Gene, sürtünmeye bağlı olarak rüzgârın hızı, yerden yukarılara doğru çıkıldıkça artar.

Atmosferdeki Genel Hava Dolaşımı ve Basınç Kuşakları 

Kutupların aşırı soğuması ve Ekvator çevresinin her zaman sıcak olması, buralardafarklı  basınç değerlerinin oluşmasına neden olmuştur. İki bölge arasındaki basınç farkını dengelemek için atmosferde genel hava dolaşımı doğmuştur. Atmosferdeki genel hava dolaşımı klasik ve modern olmak üzere iki görüş vardır.

1-Klasik Görüş:Güneş ışınlarının yıl içerisinde kutuplar ve çevresine daima yatayaçılarla gelmesi, bu bölgede hava sıcaklıklarının düşük olmasına neden olur. Hava sıcaklıklarının daima düşük olması  alçalıcı  hava hareketlerine, bu da kutuplarda Termik Yüksek Basınç (TYB) Kuşağı oluşmasına neden olur. 

Ekvator ve çevresine ise güneş ışınlarının daima dik ve dike yakın açılarla gelmesi, bu bölgelerde sıcaklıkların yıl içerisinde daima yüksek olmasına ve dolayısı ile yükselici hava hareketlerine neden olur. Bundan dolayı Ekvator ve çevresinde Termik Alçak Basınç (TAB) Kuşağı oluşmuştur. 

 Bu görüşe göre atmosferdeki genel hava dolaşımı temelde termik nedenlerden dolayı,  yani kutupların aşırı  soğuması,  Ekvator ve çevresinin aşırı ısınmasından dolayı doğmuştur. Eğer dünya dönmeseydi ve yeryüzü tamamen denizlerle kaplı olsaydı,  Kutup (TYB) alanında soğuyup alçalan hava alttan Ekvator’a doğru;  Ekvator(TAB) kuşağında da ısınan hava yükselerek, üstten kutuplara  doğru, meridyenler doğrultusunda hareket ederdi. Böylece iki farklı basınç merkezi arasındaki hava akımıyla basit bir denge kurulurdu.

Ancak, Dünya’nın ekseni etrafında dönmesinden dolayı  bu hava kütlelerinin yönlerinde sapmalar meydana gelir.Ekvator’daki TAB kuşağından üstten kutuplara doğru hareket eden hava kütlelerinin yönlerinde, Dünya’nın dönmesinden dolayı,  sapmalar meydana gelir.

Yönünde sapmalar meydana gelen bu hava kütleleri 30° enlemleri üzerinde yığılırlar. Burada yoğunluğun artmasıyla ağırlaşarak, yere doğru, alçalıcı, harekete geçerler. 30° enlemleri civarında, alçalıcı hava hareketlerinden dolayı, Dinamik Yüksek Basınç (DYB) Kuşağı oluşur.

Bu kuşaktaki alçalıcı hava hareketlerinden dolayı yağış oluşmamakta ve 30°enlemleri civarında tropikal çöllerin oluşmasına neden olmaktadır.

 30° enlemleri civarında alçalan hava kütleleri alttan çevreye doğru yayılır. Bunlardan bir kısmı  Ekvator’a geri dönerken (Alize Rüzgârları),  bir kısmı  da kutuplara doğru (Batı Rüzgârları) hareket ederler.

 30° DYB kuşağından kutuplara doğru batı sektöründen esen hava kütleleri (Batı Rüzgârları),  Kutuplardaki TYB alanından Ekvator’a doğru hareket  eden Kutup Rüzgârları  ile 60° enlemleri civarında karşılaşırlar. Burada çarpışan iki hava kütlesi yükselerek  basıncın düşmesine neden olurlar. Böylece 60° enlemleri civarında Dinamik Alçak Basınç (DAB) Kuşağı oluşur.

Dinamik basınç kuşaklarının oluşmasının temel nedeni Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönüşüdür.  Bu klasik görüş atmosfer olaylarının tümünü açıklayamamaktadır.

2-Modern Görüş:Modern Görüşe göre de atmosferdeki genel hava dolaşımının temel nedeni, Ekvator kuşağının aşırı ısınması  ve kutupların  aşırı  soğumasıdır.

Ancak klasik görüşte belirtilen, 30° enlemleri (dönenceler) ile 60° enlemleri arasında hareket eden batı yönlü rüzgâr kuşakları (Batı Rüzgârları) yoktur.

Bu teoriye göre Ekvator çevresinin sıcak havası  gezici siklonlarla  kutuplara doğru parçalar halinde taşınır. Kutupların soğuk havası da gezici antisiklonlarla Ekvator’a doğru parçalar halinde taşınır. Buna göre iki bölge arasında hava kütlelerinin hareketi mevsimlere göre partiler halinde taşınır. Bu teoriye yatay değişim teorisi denir.

Rüzgârlar;  sürekli, mevsimlik  ve yerel rüzgârlar olmak üzere üç  grup olarak  incelenebilir.

I.SÜREKLİ RÜZGÂRLAR: Atmosferdeki genel hava dolaşımına göre  oluşmuş rüzgârlardır. Bunlar yeryüzündeki alçak ve yüksek basınç kuşakları  arasında, yılboyunca eserler. Sürekli rüzgârlar üçe ayrılır. 

1) Alizeler:30° enlemleri civarındaki dinamik yüksek basınç (Subtropikal yüksek basınç) alanlarından, Ekvator çevresindeki termik alçak basınç alanına doğru esen rüzgârlardır. 

Dünya’nın dönmesinden dolayı, Kuzey Yarımküre’de kuzeydoğudan; Güney Yarımküre’de güneydoğudan eserler. Hızları saatte 15-40 km/h civarındadır.

Başlangıçta    sıcak  ve       kurudurlar. Ancak denizlerin üzerinden geçtikleri takdirde bünyelerine    nem         alarak, kıtaların doğu kıyıların yağış bırakırlar. Bu nedenle Doğu Rüzgârları  olarak da isimlendirilirler.

Alizeler, esme yönlerinin değişmemesi ve sürekli esmelerinden dolayı,  eskiden Avrupa’dan Amerika’ya  ticaret yapmak için giden yelkenli gemiler bu rüzgârlardan faydalandıkları için Ticaret Rüzgârları da denir.

 Ekvator’dan 30° enlemlerine doğru Alize Rüzgârları’na ters, üstten esen rüzgârlara da Ters (Üst) Alizeler denir. Ters alizeler 30° enlemleri civarında alçalarak tropikal  çöllerin oluşmasına neden olur.

2) Batı Rüzgârları:30° enlemleri civarındaki dinamik yüksek  basınç (Subtropikal yüksek basınç) alanlarından, 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen rüzgârlardır. Kuzey  Yarımküre’de güneybatıdan, Güney  Yarımküre’de kuzeybatıdan eserler. 

Alizeler gibi başlangıçta sıcak  ve kurudurlar. Denizlerin üzerinden geçtiklerinde bünyelerine aldıkları nemden dolayı, orta kuşak karalarının batı kıyılarına bol yağış bırakırlar.Avrupa’nın batısı Kanada’nın batısı 

60° enlemleri civarında Kutup Rüzgârlarıyla karşılaşma bölgelerinde cephesel yağışlara neden olurlar.

3)Kutup Rüzgârları:Kutuplardaki termik yüksek basınç  alanlarından, 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru eserler. Yönleri Dünya’nın dönmesinden  dolayı  saparak,  Kuzey Yarımküre’de kuzeydoğudan,Güney Yarımküre’de güneydoğudan eserler.

Soğuk ve  kurudurlar. Etkili oldukları  alanlarda sıcaklığın  düşmesine ve kar yağışlarına neden olurlar. 60° enlemleri civarında Batı  Rüzgârlarıyla karşılaşma bölgelerinde cephesel yağışlara neden olurlar.

II.DEVİRLİ (MEVSİMLİK) RÜZGÂRLAR:

Mevsimlere göre yön değiştiren rüzgârlardır. Bu rüzgârlar kışın soğuk olan karalardan denizlere doğru, soğuk ve kuru olarak eserler. Yazın ise ılık ve karalara göre daha sıcak olan  denizlerden, soğuk olan karalara doğru, ılık ve nemli olarak eserler. Devirli rüzgarların en çok bilineni Asya kıtası ile Hint ve Pasifik okyanusları  arasında esen Muson Rüzgarları’dır. 
Muson Rüzgârları, Yaz ve Kış Musonları olmak üzere ikiye ayrılırlar.

1)Kış Musonu:Bilindiği  gibi karalar  çabuk ısınıp çabuk soğur; denizler ise geç ısınıp geç soğurlar. İşte bu ısınma farklılığından dolayı,  kış  mevsiminde karalar çevresindeki denizlere göre daha soğuk olur ve buralarda yüksek basınç  alanı  oluşur. Denizler ise karalara göre daha sıcak olduğu için alçak basınç alanı durumundadır. Aradaki basınç farkından dolayı  karadan denize doğru rüzgârlar eserler. Bu rüzgârlara Kış Musonları adı verilir.


    

Kış Musonları  kara kaynaklı olduğu için soğuk ve kurudurlar. Karaların üzerinden estikçe yağış getirmezler. Ancak denizler üzerinden geçtikten sonra, bir kara üzerine varırsa yamaç yağışlarına neden olurlar.

NOT:Kış Musonları,  Avustralya’nın kuzeyinde, Endonezya’nın kuzey ve batısında,  Japonya’nın batısında, Afrika’nın doğusunda ve Hindistan’ın güneydoğusundaki Doğu Gat Dağlarında eserler. Buralara denizleri aşarak geldikleri için yağış bırakırlar.

2)Yaz Musonu:Yaz mevsiminde karalar denizlere göre daha fazla ısınırlar. Bu durumda karalar üzerinde alçak basın alanı, denizler üzerinde yüksek basınç alanı oluşur. Deniz ve okyanuslar üzerindeki yüksek basınç alanından, karalar üzerindeki alçak  basınç  alanına esen rüzgârlara  Yaz Musonu denir. 


Deniz ve okyanuslardan kaynaklandıkları  için bol nem taşırlar ve geçtikleri yerlere de bol yağış bırakırlar. Yaz musonları  Ön ve Güney Asya ile Hint Okyanusu ve Doğu Asya  ile Büyük Okyanus’a bağlı denizler arasıdır.

Bunlar dışında Yaz Musonları,  Kuzey Amerika ile Meksika  Körfezi arasında, Batı Afrika ile Gine Körfezi arasında ve Doğu Afrika ile Hint Okyanusu arasında da görülür.

III. YEREL RÜZGÂRLAR: Etki alanları  dar ve yılın belli zamanlarında veya günün belli saatlerinde esen rüzgârlardır. Yerel basınç farklarından dolayı oluşurlar. Bunların bir kısmı da atmosferdeki genel hava dolaşımının etkisi ile oluşurlar.

a.Meltemler:Atmosferdeki genel hava dolaşımının etkisinin zayıf olduğu durgun kuşaklarda veya bu sisteme ait rüzgarların esmediği durgun mevsim ve zamanlarda; günlük ısınma ve soğumalara bağlı  olarak oluşan rüzgarlardır.Meltem rüzgârlarının oluşmasının temel nedeni, Dünya’nın günlük hareketidir. 

Gün içinde gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkından dolayı oluşan yerel basınç farkları, meltem rüzgârların oluşmasına neden olur. Dar alanlı, kısa süreli ve günün belli saatlerinde yön değiştirerek  ters yönde eserler. Basınç farkı  az olduğundan,  şiddeti çok hafif ve ağaç dallarını kıpırdatacak kadardır. Günlük rüzgârlar dağ ve vadi meltemleri ile kara ve deniz meltemleridir.

1.Vadi Meltemi:Vadi tabanları dağ yamaçlarına oranla daha fazla neme sahiptir.Bundan dolayı  gündüzleri vadiler, dağ yamaçlarına göre daha geç ısınır ve  yerel alçak basınç alanı durumuna gelirler.

     

Dağ yamaçları, nem miktarının az olması ve bakının da etkisi ile daha çabuk ısınırlar  ve yerel alçak basınç alanı durumuna gelir. Gündüz yüksek  basınç alanı  olan vadilerden, alçak  basınç alanı olan dağlara doğru esen rüzgârlara      vadi    meltemi denir.

2.Dağ Meltemi: Geceleri nem oranı düşük olan dağ  yamaçlarında,sıcaklık kaybı; nem oranı daha fazla olan vadilere göre daha fazladır.

Yani geceleri dağ yamaçları vadilere  göre daha çabuk soğurlar. Böylece dağ yamaçları yüksek basınç alanı, vadi tabanları da alçak basınç alanı durumundadır. Geceleri dağ yamaçlarından vadilere doğru esen rüzgârlara dağ meltemi denir. Dağ meltemleri sıcak yaz gecelerinde serinletici etkide bulunur.

3.Deniz Meltemi:Denizler karalara oranla daha geç ısınıp, geç soğur. Gündüzleri  geç ısınan deniz, yüksek basınç  alanı  durumuna gelir. Daha çabuk ısınan kara ise yerel alçak basınç alanı durumundadır. 
Gündüzleri     yüksek  basınç  alanı durumundaki  denizlerden,alçak basınç alanı durumunda olan karaya doğru esen   rüzgârlara deniz meltemi denir. Deniz meltemi, nemli ve ılıtıcı bir etkiye sahiptir.

4.Kara Meltemi:Geceleri karalar denizlere göre daha çabuk soğurlar.Böylece kara üzerinde denize oranla yüksek basınç alanı; deniz ise alçak basınç alanı durumuna gelir.

Geceleri karadan denize doğru esen rüzgâra kara meltemidenir. Kara meltemi nispeten kuru ve serindir.

b.Genel Atmosfer Sirkülasyonuna Bağlı Olarak Oluşan Yerel Rüzgarlar: 

Atmosferdeki genel hava dolaşımına bağlı hakim rüzgarların etkisinin görülmediği veya zayıfladığı dönemlerde ortaya çıkan rüzgarlar da vardır. Bu dönemlerde, yerel etkilerle doğmuş basınç koşulları, genel hava akımlarında bazı değişiklikler yaparak, yerel özelliklere sahip rüzgârların esmesine neden olurlar. Bunlar, sahip oldukları özelliklere göre sıcak  yerel rüzgârlar ve soğuk yerel rüzgârlar  olmak üzere  iki  ana  gruba ayrılırlar.

1-Sıcak Yerel Rüzgârlar:  Kuzey Yarım Küre’de güney sektörlü rüzgârlar; Güney Yarım Küre’de kuzey sektörlü rüzgârlar sıcak karakterli rüzgârlardır (Enlem etkisi).

Aşağıda belli başlı sıcak yerel rüzgârlar verilmiştir:

Fön Rüzgârları:Yatay yönde hareket eden hava kütleleri, önlerine çıkan  dağ     yamaçları boyunca yükselir.Yükselen hava kütlesinin sıcaklığı, her      200  m’de  ortalama  1°C  azalır. Belirli bir yükseltiden sonra, içindeki nem, yoğunlaşma sonucunda yağış olarak yere  düşer.

     

Yamacı aşan hava kütlesi dulda yamaçta alçalırken(Sürtünme Etkisiyle) kuru adyabatik nedeniyle her 100  m’de ortalama 1°C ısınır. Böylece ulaştığı yerde ısıtıcı etki yapar.

Sirokko:Kuzey Afrika’da, Büyük Sahra’dan Batı  Akdeniz’e doğru eserler. Çölden  kaynağını aldığı için sıcak ve kuru ve toz yüklü rüzgârlardır. Geçtiği yerlerde bunaltıcı  ve kurutucu etki yapar ve bağ,  bahçe ve  diğer bitkileri yakar kavurur.

 Akdeniz’i aştıkları takdirde, buradan nem alarak, İspanya, Fransa ve İtalya’nın güney  yamaçlarına yağış bırakırlar. Toz yüklü oldukları  takdirde buralarda renkli (çamur) yağışlara da neden olabilir.

Batı Akdeniz’de Sirokko’ya benzer rüzgârlar, İspanya’da Leveche, Tunus’ta Chili, Korsika’da Libeccio olarak adlandırılır.

Hamsin: Her özelliği ile Sirokko’ya benzeyen  Hamsin (50 gün rüzgârları) Doğu Akdeniz’de Libya Çölü’nde  Mısır’dan Akdeniz kıyılarına doğru esen rüzgârlardır. Aynı özellikteki rüzgârlar Irak’ta Samum, İran’daSimoon  olarak adlandırılır.


    
                                 Soğuk ve Sıcak Yerel Rüzgarlar Haritası

2- Soğuk Yerel Rüzgârlar: Kuzey Yarım Küre’de kuzey sektörlü rüzgârlar; Güney Yarım Küre’de de güney sektörlü rüzgârlar soğuk karakterli rüzgârlardır. 

Belli başlı soğuk yerel rüzgârlar şunlardır:

Mistral:Kış ve ilkbahar mevsimlerinde, Fransa’nın soğuk ve karlı  Massif Central dağlık alanında soğumuş olan havanın, güneydeki sıcak olan Akdeniz’e doğru hızla inmesi ile oluşur. Soğuk ve bazı  durumlar hariç, genel olarak kuraktır.

İspanya ve Fransa’da görülen bu rüzgâr, özellikle Ron (Rhon) vadisine kanalize olduğunda şiddeti daha da artar. Hareket halindeki bir trenin vagonlarını devirdiğine de  şahit  olunmuştur.

Bora:Dinar Alplerinden, Dalmaçya-İstirya kıyılarına doğru esen, soğuk ve kuru rüzgârlardır. Vadi içlerine kanalize olduklarında çok daha hızlı  (50-60 m/s ve daha hızlı) eserler.

Krivetz: Aşağı Tuna ovasında, kuzeydoğudan esen, kuru ve soğuk rüzgârlara krivetz denir. Krivetz estiği dönemde Romanya’nın başkenti olan Bükreş’te sıcaklık 10-150C birden düşer.

c.Tropikal Rüzgarlar (Siklonlar): Tropikal bölgelerde kararlı-durgun  karakter taşıyan hava kütlelerindeki dengenin bozulmasıyla, havanın ani olarak dikey (konveksiyonel) yükselmesi ile ortaya çıkar. Buradaki dengenin bozulmasında havadaki sıcaklık ve nem miktarı artışının önemli bir etkisi vardır. Dikey  olarak yükselen hava kütlesini, çevreden merkeze doğru gelen hava kütleleri besler. Hava kütlelerinin hareketi, merkezkaç (corriolis) kuvvetinin etkisi ile merkeze (Alçak basınç alanı merkezine) doğru sarmal bir harekettir. Bu hareket çok hızlı fırtınalar halinde beliren rüzgârlar şeklinde olur.

Çok önceden beri Hindistan’da kullanılan “siklon” terimi, Dünya’nın her yerinde aynı şekilde beliren bütün hava hareketleri için de kullanılmıştır.

 Tropikal siklonlar Hint Okyanusu’nda siklon, Büyük Okyanus’ta tayfun  (typhoon, Çince ‘büyük rüzgar’), Meksika Körfezi’nde harikeyn  (Hurricane), Güney Amerika’da tornado, Filipinlerde  baguio, Avustralya’da willy willy adı verilir. Saatteki hızı 160 km’den daha fazla olan bu rüzgârlar, geçtikleri yerlerde çok büyük yıkımlara, can ve mal kaybına, tarım alanlarının yok olmasına neden olur. Yıkımları, güçlü yağmurlarla daha da artar, alçak arazileri su basar. Kıyılarda, kuvvetli rüzgar ve dalgaların etkisi ile deniz yüzeyi  2-3 m  kabarır. Böyle bir fırtınaya yakalanan bir Amerikan ağır kruvazörü ikiye bölünmüştür.

Hortumlar:Bu tür fırtınalar, sıcak-nemli bir hava kütlesinin üzerine, soğuk-kuru bir  hava kütlesinin gelmesi ile oluşur.Tornado veya hortumlar, sarmal bir biçimde, çok güçlü konveksiyonel Hareketle yükselen bir hava kütlesinin merkezinde oluşturduğu girdap şeklinde belirir.Bunlar tropikal siklonlara göre çok daha küçük ve dar alanlı olmakla birlikte Dünya’da bilinen  en güçlü ve en yıkıcı fırtınalardır.

Genellikle hortumun yakınlarında rüzgarın hızı, saatte 500-700 km’yi, dikey akımların  ise saatte 350 km’yi bulduğu tahmin  edilmektedir.Bu güçlü yatay hava akımları ağaçları kökünden söker, evleri yıkar; sonra dikey hava hareketi de yıkılanları havaya uçurur. Bu olay genellikle 1-2 saat kadar sürer.


TÜRKİYE'DE ETKİLİ OLAN YEREL RÜZGARLAR: 


Kuzeyden esenler soğuk güneyden esenler sıcak karakterli...

 

62194
0
0
Yorum Yaz