TÜRKİYE'NİN YERŞEKİLLERİ VE ÖZELLİKLERİ(Dağları)

2013-03-07 22:31:00
TÜRKİYENİN YERŞEKİLLERİ VE ÖZELLİKLERİ(Dağları) |  görsel 1

 

TÜRKİYE'NİN DOĞAL KAYNAKLARI

ÜLKEMİZİN YERŞEKİLLERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

Ülkemiz ortalama yükseltisi 1132 metre olan, engebeli ve yerşekillerinin çeşitlilik gösterdiği bir ülkedir.

Türkiye Avrupa'da ki Pirenelerden başlayıp Asya'daki Himalaya'lara kadar uzanan Alp - Himalaya kıvrım kuşağı üzerinde yer alır.

Ülkemizin yükseltisi batıdan doğuya doğru artar.

Yükseltisi en az olan bölgemiz Marmara Bölgesi iken yükseltisi en fazla olan bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesi'dir.

Ülkemize genel olarak bakıldığında Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri'ndeki dağların kıyıya paralel uzandığı, Ege Bölgesi'ndeki dağların ise kıyıya dik uzandığı görülür.

İç Anadolu Bölgesi'nin etrafı dağlarla çevrilidir ve yüksek bir düzlük halindedir.

Türkiye aynı zamanda akarsu ağı bol olan bir ülkedir.

Kıyılardaki akarsuların genelde verimli delta ovaları oluşturdukları, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki gibi yüksek olan bölgelerimizde ise akarsulardan enerji üretimi yapıldığı dikkat çeker.

İÇ KUVVETLERİN TÜRKİYE'Yİ ŞEKİLLENDİRMESİ

Ülkemiz Afrika levhasının, Avrasya levhasına doğru hareketi sırasında doğu kesimlerin daha fazla sıkıştırılmasıyla oluşmuştur. Ülkemizde geçmişten günümüze kadar bütün jeolojik devirlerde oluşum süreci geçirmiş yerşekillerine rastlanır.

PALEOZOİK (1.JEOLOJİK ZAMAN)

Bu dönemde Türkiye, Tetis Denizi'nin yer aldığı tortul alanı içindedir.

Bu alanda biriken tortullar zamanla sert kütleler (masif) haline gelerek Türkiye arazisinin alt yapısını oluşturmuştur.

Bu zamanda ülkemizde Zonguldak çevresinde taşkömürü yatakları, Marmara'da Yıldız Dağları, Ege'de Menteşe Yöresi, İç Anadolu'da Kırşehir çevresi, Doğu Anadolu'da Bitlis Dağları, Akdeniz'de Taşeli Platosu oluşmuştur.

Zonguldak çevresindeki taşkömürü yataklarının oluşumu bu zamanda bol yağışlarla oluşan gür bitki örtüsünün kalıntılarının etkisiyle oluşmuştur.

MEZOZOİK (II. JEOLOJİK ZAMAN)

Bu zamanın sonlarında bugünkü Kuzey Anadolu Dağları ve Torosların uzandığı alanlarda ilk kıvrım hareketleri görülmüştür.

NEOZOİK (III. JEOLOJİK ZAMAN)

Bu zamanda Alp - Himalaya dağ kuşağı oluşmaya başlamıştır.

 Alp orojenezinin bir uzantısı olan Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar oluşmuştur.

 Anadolu Yarımadası toptan yükselmeye başlamıştır.

Volkanik dağlar oluşmuş ülkemizde ve Dünya'da linyit, tuz, bor, petrol yatakları meydana gelmiştir.

KUATERNER (IV. JEOLOJİK ZAMAN)

Bu dönemde Anadolu yükselmeye devam etmiş, Ege Denizi'nin yerinde bulunan Egeit karasıçökmüştür.

Bu karanın çökmesi ile Akdeniz'in suları bu alanı doldurmuş ve Ege Denizi oluşmuştur.

 İstanbul ve Çanakkale Boğazları oluşmuş, Türkiye'nin bugünkü görünümü büyük oranda tamamlanmıştır.

Türkiye genç oluşumlu bir ülkedir. Bu nedenle yükseltisi fazla, arazisi çok engebelidir. Kırık hatları, sıcak su kaynakları, volkanik arazileri boldur.

TÜRKİYE'NİN DAĞLARI

Orojenez dağ oluşumu demektir. Ülkemizin kuzeyinde ve güneyinde uzanan dağlar genelde sıradağ şeklindedir. Doğu Anadolu'da dağlar birbirine yaklaşmış ve yükseltileri artmıştır. Ülkemizde kırılma sonucu oluşan dağlar da vardır. Bunlar genellikle Batı Anadolu'da yer alır. Volkanizma sonucu oluşan dağlarımız ise İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da daha geniş alan kaplar. Volkanlar sıradağ şeklinde olmayıp tek dağ özelliği gösterir.

Haritanın büyük hali için TIKLAYINIZ

a) Kıvrımlı Dağlar

Ülkemizdeki kıvrım dağlar Alp - Himalaya dağ kuşağının bir uzantısı olup, III. jeolojik zamanda oluşmuştur. Daha önceden aşındırılıp okyanus çanaklarında biriken materyaller, birbirine doğru hareket eden levhalar arasında kalınca yan basınçların etkisiyle sıkışır ,sıkışan tabakalar kıvrılarak yükselir.

Kıvrılma sonucunda yükselen yerlere antiklinal, alçakta kalan yerlere senklinal denir.

Bu şekilde önce Kuzey Anadolu Dağları sonra da Toroslar oluşmuştur.

Kuzey Anadolu Dağları; Bolu, Ilgaz, Küre, Köroğlu, Canik, Giresun, Yalnızçam, Çimen, Kop, Mescit ve Kaçkar Dağları'dır.

Toroslar ise Akdağlar, Beydağlar, Sultan, Bolkar, Tahtalı, Binboğa, Aladağlar olarak isimlendirilir.

Ayrıca Güneydoğu Toroslar diye bilinen kesim ise Toros Dağlarının en yüksek yerleri olan Hakkari Dağları'na kadar uzanır.

b) Kırıklı Dağlar

Yan basınçlara uğrayan kütleler kıvrılamayacak kadar sert yapıda iseler kırılmaya uğrarlar.

Kırılma sonucunda yükselen yerlere horst, alçakta kalan yerlere graben denir.

Ülkemizde kırılma sonucu oluşan dağlar Ege Bölgesi'nde; Kaz, Madra, Yunt, Boz, Aydın, Dağları'dır. Akdeniz Bölgesi'nde ise Amanos (Nur) Dağları bu şekilde oluşmuştur.

Karadeniz ve Akdeniz Bölgesi'nde dağlar kıyıya paralel uzanırken, Ege'de dağlar kıyıya dik uzanır. Bu durum iklim, ulaşım, kıyı şekilleri gibi birçok faktörü etkiler.

c) Volkanik Dağlar

Yerin derinliklerinde bulunan magmanın yerkabuğunun hafif, dirençsiz hatlarından yeryüzüne çıkmasına volkanizma denir. Ülkemizde birçok volkan bulunmaktadır. Ancak bu volkanların tamamı aktifliğini yitirmiştir.

Ülkemizde en son aktifliğini yitiren volkan Doğu Anadolu'daki Nemrut Dağı'dır. Son olarak 1444 yılında püskürmüştür.

Ülkemizde volkanların en fazla olduğu bölgeler İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgeleridir.

İç Anadolu'da; Karadağ, Karacadağ, Melendiz, Erciyes ve Hasan Dağı,

Doğu Anadolu'da; Nemrut, Süphan, Tendürek, Ağrı Dağları,

Güney Doğu Anadolu'da; Karacadağ,

Ege Bölgesi'nde; Kula volkanları ülkemizdeki volkanik alanlardır.

Volkanik arazilerde oluşan tüflü alanlar dış kuvvetlerle şekillendirilip peribacaları gibi doğal güzellikler oluşmuştur.

d)Tek Dağlar

Bu dağların oluşumunda volkanizma ile epirojenik hareketler sonucu kütlesel yükselmelerin etkisi vardır. Bu dağlar genelde iç bölgelerimizde bulunurlar. Ege Bölgesi'nde; Simav, Ulubat, Şaphane, İç Anadolu'da; Elmadağ, İdris Dağı, Akdağ bu tür oluşumlu dağlara örnek olarak verilebilir.

TÜRKİYE'DE LEVHA HAREKETLERİ

Ülkemiz Afrika ve Arap levhalarının, Avrasya levhasına doğru hareketi sırasında doğu kesimlerin daha fazla sıkıştırılması ile oluşmuştur.

Bunun sonucunda Doğu Anadolu Bölgesi deniz seviyesinden yaklaşık 2000 metrelere kadar yükselmiştir. Bu çarpışma sonucunda yeryüzünde faylar oluşmuş, sıkıştırmanın şiddeti artınca yerkabuğu kırılmıştır.

Ayrıca yaklaşık 5 milyon yıl önce Arap levhası, Anadolu'ya çarpmış, bu çarpışma sonucunda Güney Anadolu Dağ Kuşağı oluşmuştur.

TÜRKİYE'DE DEPREMLER

Arap levhasının, Avrasya levhasını sıkıştırması sonucunda sert olan Anadolu kırılmaya başlamış, önce fay hatları oluşmuş, sıkıştırmanın şiddeti artınca büyük kırılmalar meydana gelmiştir.

Böylece Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatları ortaya çıkmıştır.

Kuzey Anadolu fay hattı yaklaşık 1500 kilometre uzunluğundadır. Saros Körfezi'nden başlayan bu hat Marmara Denizi'nin kuzeyi, İzmit Körfezi, Adapazarı, Düzce, Bolu, Merzifon, Suluova, Erbaa, Niksar, Kelkit, Erzincan, Erzurum, Varto ve Van üzerinden geçen bir hat şeklinde uzanır. Ülkemizde 1999 tarihinde gerçekleşen Marmara depremi bu fay hattının meydana getirdiği bir depremdir.

Doğu Anadolu fay hattı Hatay'dan başlayarak, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Elazığ, Bitlis üzerinden geçer ve Bingöl'ün Karlıova ilçesi civarında Kuzey Anadolu fay hattı ile birleşir.

Batı Anadolu fay hattı Güney Marmara ve Kıyı Ege'yi içine alır. Türkiye bu faylarla birinci derecede deprem bölgesi konumundadır.

Ülkemizde deprem olma ihtimali az olan yerler Tuz gölü çevresi, Konya, Kara-man, Taşeli Platosu, Mardin Eşiği, Erge-ne Havzası ve Karadeniz kıyılarıdır.

73700
0
0
Yorum Yaz